Mevzuat Çerçevesi ve Hukuki Dayanaklar İyi niyetli üçüncü kişilere ait araçlar üzerindeki adli şerhlerin kaldırılması süreci, mülkiyet hakkının korunması ve ceza muhakemesi tedbirlerinin ölçülülüğü ilkesi çerçevesinde aşağıdaki mevzuat hükümleriyle düzenlenmiştir: ● Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 54/1: Eşya müsaderesinin ancak iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla yapılabileceğini düzenler. Üçüncü kişinin iyi niyetli olduğu durumlarda müsadere kararı verilemez. ● Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 128/4: Kara ulaşım araçları hakkındaki el koyma/tedbir kararlarının sicile şerh verilerek icra edileceğini belirtir. ● Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 131/1: Müsadereye tabi tutulmayacağı anlaşılan eşyanın, soruşturma veya kovuşturma aşamasında muhafazasına gerek kalmadığı anda iade edilmesi gerektiğini hükme bağlar. ● Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 35: Mülkiyet hakkını güvence altına alır. Bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğini, sınırlamanın ise ölçülü olması gerektiğini belirtir. ● AİHS Ek 1 No’lu Protokol Madde 1: Her gerçek ve tüzel kişinin mülkiyetine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğunu, mülkiyetten yoksun bırakmanın ancak kamu yararı ve hukuk kuralları çerçevesinde mümkün olabileceğini düzenler. Uygulama Notu: Yargıtay içtihatları uyarınca, iyi niyetli üçüncü kişiye ait aracın iadesine karar verilirken trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmaması veya kaldırılmasının kesinleşmeye bağlanması “bozma” nedenidir. Mahkemeden, CMK 131 uyarınca “müsadereye tabi olmayacağı anlaşılan” araç üzerindeki kısıtlamanın derhal kaldırılması talep edilebilir.

Şerhlerin Kaldırılmasında “Kesinleşme Şartı” Aranmayacağına Dair Yargıtay İçtihatları Yüksek mahkeme kararları, müsadere koşullarının oluşmadığı anlaşılan araçlar üzerindeki şerhlerin kaldırılması için hükmün kesinleşmesinin beklenmesini mülkiyet hakkına haksız bir müdahale olarak değerlendirmektedir. ● Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 17.11.2020 tarih, 2019/33033 E. ve 2020/15488 K. sayılı ilamı: Mahkeme, müsadere şartlarının oluşmadığı ve malen sorumluya iadesine karar verilen araçlar üzerindeki trafik şerhlerinin, yargılama süreci devam ederken kaldırılması gerektiğini vurgulamıştır. Kararda, “nakil aracının trafik kaydidaki şerhin hükmün kesinleşmesi beklenmeksizin kaldırılması gerektiğinin gözetilmemesi” bozma nedeni sayılmıştır. ● Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 01.10.2025 tarih, 2024/1927 E. ve 2025/11494 K. sayılı ilamı: İyi niyetli üçüncü kişiye ait aracın iadesine karar verilirken, “kararın kesinleşmesi beklenmeksizin trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmasına” hükmedilerek, mülkiyet hakkının korunması adına şerhlerin derhal kaldırılması gerektiği belirtilmiştir. ● Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 08.05.2019 tarih, 2019/3115 E. ve 2019/8043 K. sayılı ilamı: İyi niyetli üçüncü şahsa ait olduğu tespit edilen araçlar için şerhlerin “hükümle birlikte” kaldırılması gerektiğini, “hüküm kesinleştiğinde kaldırılmasına” karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini ifade etmiştir. ● Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 09.05.2019 tarih, 2019/14752 E. ve 2019/8187 K. sayılı ilamı: Şerhin kaldırılmasının kesinleşme şartına bağlanmasını “mülkiyet hakkının ihlali” olarak tanımlamış ve hükümle birlikte derhal işlem yapılması gerektiğini belirtmiştir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Özelinde Değerlendirmeler Göçmen kaçakçılığı suçunda kullanılan araçların iadesi ve şerhlerin kaldırılması hususunda yüksek yargı, hakkaniyet ve ölçülülük denetimi yapmaktadır. ● Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 12.01.2023 tarih, 2022/16736 E. ve 2023/172 K. sayılı ilamı: Göçmen kaçakçılığı suçunda kullanılan aracın müsaderesinin TCK 54/3 uyarınca hakkaniyete aykırı olduğu durumlarda, “bahse konu aracın kararın kesinleşmesi beklenmeksizin ruhsat sahibine iadesine ve araç üzerine soruşturma aşamasında konulan şerhin kaldırılmasına” yönelik kararı hukuka uygun bularak onamıştır. ● Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 01.06.2015 tarih ve 2015/9319 K. sayılı ilamı: Göçmen kaçakçılığı suçunda, aracın sahibinin rızası ile suçta kullanıldığına dair delil bulunmadığı durumlarda TCK 54 uyarınca müsadere edilemeyeceğini ve araç kaydına konulan şerhin kaldırılması gerektiğini teyit etmiştir.

Mülkiyet Hakkı ve Ölçülülük İlkesi Yargıtay, araç üzerindeki kısıtlamaların devamını Anayasa ve AİHS çerçevesinde mülkiyet hakkına müdahale olarak görmektedir. ● Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 19.11.2018 tarih, 2018/4959 E. ve 2018/10881 K. sayılı ilamı: Mülkiyet hakkına yapılan müdahalelerin ölçülü olması gerektiğini, aracın sicil kaydına şerh konulması gibi daha az zararlı yöntemler varken fiilen el koymanın dahi ölçüsüz olabileceğini belirtmiştir. Bu bağlamda, müsadere edilmeyeceği anlaşılan araç üzerindeki şerhin devam ettirilmesi de ölçülülük ilkesiyle bağdaşmamaktadır. ● Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 22.05.2012 tarih, 2010/8773 E. ve 2012/17314 K. sayılı ilamı: Yargılama sırasında iyi niyetli sahibine iade edilen araç üzerindeki şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek, yargılama bitmeden şerhin kaldırılmasının hukuki mümkünatını ortaya koymuştur.

Sonuç ve Değerlendirme İncelenen Yargıtay içtihatları (Örn: Yargıtay 7. CD, 2015/12426 E., 2017/8687 K.; Yargıtay 19. CD, 2019/16503 E., 2019/8622 K.), iyi niyetli üçüncü kişilere ait olduğu saptanan araçlar üzerindeki şerhlerin kaldırılması için “kararın kesinleşmesi” şartının aranmasını açıkça hukuka aykırı ve bozma nedeni olarak kabul etmektedir. Savcılık mütalaasında maliklerin iyi niyetli olduğunun tespit edilmiş olması, CMK 131/1 uyarınca eşyanın muhafazasına gerek kalmadığını göstermektedir. Bu doğrultuda, mülkiyet hakkının özüne dokunulmaması ve mağduriyetin artmaması adına, mahkemenin nihai kararı beklemeden veya nihai kararla birlikte “kesinleşme şartı aramaksızın” şerhlerin kaldırılmasına karar vermesi hukuki bir gerekliliktir.

Kaynakca Yargi Kararlari

Yargıtay, 19. Ceza Dairesi, E. 2019/33033, K. 2020/15488, T. 17.11.2020

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1927, K. 2025/11494, T. 01.10.2025

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2018/17729, K. 2019/33163, T. 24.06.2019

Yargıtay, 19. Ceza Dairesi, E. 2019/20855, K. 2019/10615, T. 08.07.2019

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2015/12426, K. 2017/8687, T. 30.10.2017

Yargıtay, 19. Ceza Dairesi, E. 2019/3115, K. 2019/8043, T. 08.05.2019

Yargıtay, 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8270, K. 2023/1863, T. 29.05.2023

Yargıtay, 19. Ceza Dairesi, E. 2019/14752, K. 2019/8187, T. 09.05.2019

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2018/4202, K. 2018/8384, T. 10.09.2018

Yargıtay, 19. Ceza Dairesi, E. 2019/16503, K. 2019/8622, T. 20.05.2019

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2025/3266, K. 2025/10090, T. 11.09.2025

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2022/18318, K. 2024/7250, T. 18.09.2024

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2023/17253, K. 2025/8127, T. 22.05.2025

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2024/5918, K. 2024/7802, T. 26.09.2024

Yargıtay, 8. Ceza Dairesi, E. 2010/8773, K. 2012/17314, T. 22.05.2012

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2021/3192, K. 2023/11682, T. 25.12.2023

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2023/1760, K. 2023/5367, T. 29.05.2023

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2022/2891, K. 2024/3015, T. 20.03.2024

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2023/19813, K. 2024/6958, T. 16.09.2024

Yargıtay, 11. Ceza Dairesi, E. 2022/6509, K. 2023/9812, T. 11.12.2023

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2022/13908, K. 2023/1314, T. 14.02.2023

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2019/9256, K. 2023/886, T. 25.01.2023

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2021/7424, K. 2025/9149, T. 04.06.2025

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2025/4166, K. 2025/10575, T. 17.09.2025

Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, E. 2020/549, K. 2020/546, T. 07.07.2020

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2022/5531, K. 2022/13710, T. 11.10.2022

Yargıtay, 12. Ceza Dairesi, E. 2018/4959, K. 2018/10881, T. 19.11.2018

Yargıtay, 4. Ceza Dairesi, E. 2022/16736, K. 2023/172, T. 12.01.2023

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2022/12264, K. 2023/2843, T. 22.03.2023

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2021/2920, K. 2024/514, T. 17.01.2024

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2019/7683, K. 2022/16857, T. 23.11.2022

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1682, K. 2024/7317, T. 19.09.2024

Yargıtay, 12. Ceza Dairesi, E. 2014/23300, K. 2015/9319, T. 01.06.2015

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2025/4713, K. 2025/12120, T. 09.10.2025

Yargıtay, 7. Ceza Dairesi, E. 2023/6764, K. 2024/1699, T. 21.02.2024